yakışır isminize şan şöhret elbet bundandır kadir kıymet
cisminiz varlık içinde bir âlem yokluklar içinde kesret
yazgısı böyle dünyanın avuçlarına düşer kiminin nimet
ne tatlar yaratmış rabbim her hamura işlemez şerbet
hayranım zatınıza dökersiniz dağı saçılır önünüze servet
kılıcınız şakır atınız kişner ipeklere bürünmüş asalet
ne hayvanat ne nebatat denk değil hiçbir mevcudat
hikmetinden sual olmaz ağyara ayan olmaz herayet
garibin elinden tutar mazluma gerersiniz kol kanat
evvelden emanettir size atanızdan şanınızdan elbet
yüce dağlar engin ovalar gibi emval-i helaliniz kat kat
dizilen kervanlar kurulan çarşı pazarlar yetmez heyhat
aldırmayın efendim bir baldırı çıplak etse de haset
tıyneti denidir yüzlerinde dillerinde bulunmaz iffet
neşide sanır her kelimatı dizer urganına eder neşet
loşluklar içinde boşluğa bakar sanır budur marifet
hoşça bakın zatınıza sultanım hünkarım ebed müddet
bendeniz emrinize amade rızanıza teşnen’ola ki himmet




