Utansın
TEMMUZ Sayı: 31 - Nisan 2019

Şimdi sabır uzun, beklemek kısa
Halimi anlatıp durdum arsıza
Sen hep çokça gör ben razıyım aza
Bir sitem edersem gözüm utansın

Güz bahar ayrılık, bereket kıştan
Aynı hikâyeyi okudum baştan
Sen mücevherden ol ben çakıl taştan
Bir sitem edersem malım utansın

Hicrana gam diyen, özleme yas der
Canı kul eden, cana kulmuş meğer
Ben köle olayım, sen krala değer
Bir sitem edersem bahtım utansın

Sevda çölse hasret zehirli akrep
Aşk ticaretinden anlar mı celep
Ben cahilim sense ulu bir mektep
Bir sitem edersem sözüm utansın

Şu şimal yıldızı hangi yöndedir
Korkusuz olanlar hep bir öndedir
Talih sende, kara yazı bendedir
Bir sitem edersem şansım utansın

Toprağa ekilen suyun altında
Her şeyi hoş gören kendi derdinde
Ben asi olayım, sen hak ardında
Bir sitem edersem özüm utansın

Bu perçem günahı nasıl saklasın
Bencileyin diyen beni haklasın
Ben karalar içinde, sen aktasın
Bir sitem edersem yüzüm utansın

Dünyam döndükçe güneşe züldür
Gönüle giden yol, ne güzel yoldur
Sana kolay gelsin bana da zordur
Bir sitem edersem yüküm utansın

Gözlerin gerçeği görmeye karşı
Hangi dua delmez şu koca arşı
Sen kervansaray ol ben eski çarşı
Bir sitem edersem rızkım utansın

Meyvelerin olgundur dalları genç
Yoksula yardımda herkes eringeç
Sen zamanlı geldin ben her şeye geç
Bir sitem edersem vaktim utansın

Köpeğin hayali bol etli kemik
Tohumun derinde olmayan kütük
Sen iyilik olsan ben de kötülük
Bir sitem edersem fıtrat utansın

Orman içindeyse ağaç, o hürdür
Görmek istemeyene, herkes kördür
Ben çıplak gezeyim, sen kaftan ördür
Bir sitem edersem urbam utansın

Kılıçlar keskindir elbet kınından
Evlat kıymetlidir kendi canından
Sen cennette ol ben geçmem yanından
Bir sitem edersem ruhum utansın

Halil Maraş Arşivi