Say ki Ben Ölmüşüm
TEMMUZ Sayı: 29 - Şubat 2019

Sonra bir gün fırtınalar eser tanrım
Sonra bir gün bir fırtına bütün sabahları toplar
Azalır birer birer kasketli adamlar
Bir üşümek gelir rengi gitmiş şehirlere
Zamanın dinginliği çarmıha gerilir
Kapılardan sığmaz olur suskunluk
Günlerin azabı yığılır üstümüze
Ve gökyüzü kanatılmış bir yara
Açılır sayha sayha

Zaman yırtık bir elbise şimdi
Eskiyor dünden kalma ne varsa
Eksiliyor bir beyaz zambağın gülüşü kırlarda
Çoğaldıkça ganimetlerimiz
Nereye koysak almıyor içimizdeki ağırlığı
Oysa dün beraber uçurmuştuk
Kanadı kırık bir kuşu bozkırın ortasında
Kalabalık caddeleri ateşe verip
Bir türkü limanında sabahlamıştık dağlarda
Dağlarda göğün yedi rengini teyelleyip
Mutluluğun resmini çizmiştik yüzlerimize

Şimdi bu çılgınca beyaz ve kışın hükmü ulu orta
Uzakta o kır zambakları
Issız pınarlarda düş kuran on yedi yaşım
El sallar usulca yıldızlar
El sallar kıyısında oturduğumuz o uzun günler
Bize şarkılar getiren ardıç ağaçlarına

Bulandı her şey
Boğuldu zamanın zalim kıvrımlarında eşsiz çocukluğum
Gönlün şavkı söndü gök kapandı
Çalkalandı dünya
Konacak yer arar yorgun ve mülteci ruhum
Sustu komşuların gülüşleri
Sustu derken içimdeki o güzel şarkılar

İmdat Akkoyun Arşivi
29 Sayı: 29 - Şubat 2019 Sayıya git

Bu Sayıya Ait Makaleler