Kıraç bir coğrafyadır insan
Acılardan sonra
Ne suzinak santurlar kalır
Ne Mevlevi neyler
Sonra uslanır seherlerde kalbi
İçinden nehir geçen bir şehre döner
Avuçlarından kuşlar uçurur insan
Göğün salkımlarıdır uzanır
Eleğimsağma minareler
Çoğul bir çağdan çağlara
Uzanan sevda boylarında
Safran, gül ve pervaneler
Bir gülün sürgünü olur insan
Kısık bir hüzne dönüşür
Usul bir sese ki
O
Bir sevda askeridir oysa
Geceye ay ışığı, gündüzün isyanı alaca
Boynu vurulmuş bir derviş kederidir
İçinde sır eyler acıyı sevdaya tutulunca
Gölgesine erişemeyen bir kavaktır zaman
Döker yapraklarını ölümün yitik gölüne
Bir fetret akşamı sayarak dünyayı
Bir aşiret düğünü gibi çoğalır insan
Büyük imalarla geçer küçük defterlerden
Sorulur sevdanın, sabahın ve gülün hesabı
Hesabı görmeden gidenlerden
