Yok işte öyle değil
Beni en çok yokluğumda tanıyacaklar
Aynalara yansıyanın gerçekle bir ilintisi yok
Her sabah yeni bir kırışıklıkla uyandım ben
Boynuma sarılan urbalar yetmedi
Ruhumu sarıp sarmalamaya
Mevsimler hep üzgündü
Ve içim hep bir göç yolcusu
Suya ırmağa taşa ve toprağa hayran
Çorak düşlerin garip bir misafiri
Sesim bir dağda iyiydi en çok
İyiydi gökyüzünde kuşlar
Tanrım bir ihtimalken yaşamak neden bu şimal rüzgârları içimde
İmdi bağırabilirdim avazım çıktığı kadar yeniden
İhtimal dağ yerine gelir
Irmak yatağına döner
Ve ben kendime düşerim yıllar sonra yeniden
İhtimal ki duyulur kapı aralığından
Dünyaya açılan iç sesim
Diye kıpırdattım ölü kelimeleri birer birer
Dağı tutmuşluğum bilinirdi kalbimizden
İçimizde depreşen o yağız kımıltı
Alıç ağacından yükselen bir türküyle
Kitabın onayından geçerdi bütün yürümekliğimiz
Bunu bilirdik bilirdik
İyiliğe teşneydik ya
Kutlu sevinç giysileri giyer
Baba yüreğinden bir ordu kurardık
Gür bir sesle melekleri gülümseten
Yırtıcı dişlerini söken dünyanın
Tanrım ihtimalleri bir üveyiğin kanadında gönder hep

