hafıza çok tuhaf şey
ve hayat
olmayan bir sokağı aramak sanki
elde açık adresle
toz eylemiş günlerimi tek tek
bir tür tamamlanma isteği
gurbet benim istiridyemdir
bildim sonunda
dönüp dolaşıp
başımda amblemsiz bir şapkayla
o adsızlığa çekilirim işte
kendi kendimle
söyleşmekten yorulduğumda
yazıya dökülemez çünkü
yüreğe sorulan bazı sorular
ve duyulur bazen
berrak bir gökyüzünde
çakan şimşek gibi
başka bir soru:
hevesin hangi dalda kaldı?
