isyanların en çürüğüdür sesim
ve kibele tabletlerine
sarardığı bakışlarımın
eczamı da alıp götürdüğün
şahididir yüzyıllardır
müstehcen sayfalarında tarihin.
/aramızda tuz ekmek hakkı olsun için
musa’dan ağıtlar biriktirdim
içime
lokmân’ı sal sevdiğim
sesim, çarıklarından çivilenen kısrakların
küf deyişi
pörsümüş dudaklarında çiçeklerin
nasılsa balçık ateş toplarıydı
ölümü ekklessia sahibinin
ama ben gördümdü afrika’da
yaşıyordu hâlâ filler
üçgendaire miydi yoksa
“ben seni kimseler beklemezken bekledimdi”
geçen seksendört gün sonra da.
/bir zencinin hatrı olsun için
gülmüştüm o fotoğrafta
sevdiğim!
lokmân’ı içimdeyken öldürdün
erbâin arasında unutulmuş sesim bir çiçek bozuğu şimdi!
