Ne göğe sığar çığlığımız
Ne güneş ısıtır soğuk hayallerimizi
Keder sinemizde Karacaahmet sessizliği
İhanet bir Temmuz karanlığında kanlı pusu
Cesaret tarihe isim kazıyan ŞEHİD’in
Yüreğinden toprağa süzülen kan
canla savunulan kutsaldır bizde.
Bir şehidin salasında dokunur tevekkül
İlmek ilmek işlenir bir mabedin duvarına hak
İklim sabırla değişir duran zamana inat
İnat bizde Zeynep’in dilinden düşmeyen hakikat
Kerbela’da ölümle başlayan hayattır.
Sevda bizde yere düşmektir
tohum bitmez toprakta
katre düşmez kıtada
zifiri karanlık sahrada
yol bulup yordam olmaktır.
Yeis ümide galebe çaldığında
yağmur olup süzülmektir
başağa can vermek için.
Bazen bir güvercin ürkekliğinde
secdede kanatlanmaktır belki.
Belki çöle revan olmaktır
Bir Nebi’nin çağrısına ses verip
kutlu bir şehre yürümektir.
Bizde sevda
Tevhid çağrısında İbrahimce inad
Hacer çaresizliğinde soylu itimat
İsmail susuzluğunda sahraya zemzem olmaktır.
Ve her deminde ömrün
Kutlu bir iklim düşünde
‘GÜL’e sevdalanmaktır.




