Eski bir mabedin gölgesinde akıyor zaman
Bir istirahatgâha bakıyor gözlerim.
Gün ruhları kanatlanmış bedenlerden
Geriye kalan mezar taşlarını ısıtıyor.
Hoyrat sözlerin ve isyan cümlelerinin yerinde
Kabirleri istila eden ayrık otlarının
günün ikindisinde saclarını okşuyor rüzgar.
Eski ahşap mescidin saçaklarından
Uğultular duyuyorum kadim zaman sacidlerinin.
Bir eski mabedin avlusunda ruhum
bedenimden sıyrılıp zamanı taşlarcasına
baki bir ölümü kabulleniyor çaresiz.
Bir ilahi hakikati dillendiriyor gökte süzülen selâ
Ömür fani hayat bakidir diyor kitap.
Bir ikindi vaktinde
yorgun zamanlar ülkesinde
ezeli bir hayata uyanıyorum mihrap gölgesinde.
Ve birden evrensel bir hakikatle yüzleşiyor nisyankar benliğim.
Ve hal diliyle tevile mahal bırakmıyor hakikat.
Kullu men aleyha fân
Ve yebķa vechu zül celali vel ikram.
