Kadim Mabette Zaman
TEMMUZ Sayı: 33 - Temmuz 2019

Eski bir mabedin gölgesinde akıyor zaman

Bir istirahatgâha bakıyor gözlerim.

Gün ruhları kanatlanmış bedenlerden

Geriye kalan mezar taşlarını ısıtıyor.

Hoyrat sözlerin ve isyan cümlelerinin yerinde

Kabirleri istila eden ayrık otlarının

günün ikindisinde saclarını okşuyor rüzgar.

Eski ahşap mescidin saçaklarından

Uğultular duyuyorum kadim zaman sacidlerinin.

Bir eski mabedin avlusunda ruhum

bedenimden sıyrılıp zamanı taşlarcasına

baki bir ölümü kabulleniyor çaresiz.

Bir ilahi hakikati dillendiriyor gökte süzülen selâ

Ömür fani hayat bakidir diyor kitap.

Bir ikindi vaktinde

yorgun zamanlar ülkesinde

ezeli bir hayata uyanıyorum mihrap gölgesinde.

Ve birden evrensel bir hakikatle yüzleşiyor nisyankar benliğim.

Ve hal diliyle tevile mahal bırakmıyor hakikat.

Kullu men aleyha fân

Ve yebķa vechu zül celali vel ikram.

Yunus Çolakoğlu Arşivi