Bir şehrin isyan damarları ihanete kesmişse
O şehrin duvarlarına yüzyıl sonrası resmedilir
Kâhinler bağırır şamdanlardan tarih avuntusu
Vitrinlerinde zakkumdan elbiseler sergilenir.
Acı değdiğinde anlaşılır çıplak ölüm sarkacı
Yeniden yazılmak istediğinde tüm kitaplar
Solmuş elleri siyahın ne acıdır şimdi beyaz
Zıttı olmasaydı eşyanın kopar mıydı yıldızlar.
Günden güne sıyrılıyor aklımız kalbimizden
Fark edilme belası sızlatıyor karınlarımızı
İndiğimiz yerin toprağı daha kurumamışken




