Halep Düşleri
TEMMUZ Sayı: 15 - Ekim 2017

Dağıldı gül demeti çocukların elinde

Bir annenin feryadıyla kesildi zaman

Gözyaşı toprak doyurdu rahmete hasret

Nemli Ağustos gecelerinde bu şehrin

Hüzün, kalbimde yürüyen yorgun bir kervandır.

Genç kızların ve on dördünde delikanlıların

Salına salına arşınladığı yorgun kaldırımlar

Yürüdüğü dar sokaklar tüllendi düşlerimde.

Yanık sesli karilerin okuduğu kasideleri

Gün yorgunluğunda demlenen

Kulağa misafir o kutlu sadâyı özledim.

Semalarında yıldız sayan küçük parmaklar

Rahmet yüklü gök gürültüleriyle değil

Geceyi aydınlatan şarapnel sesleriyle

Sokulamadıkları anne kucağında

Merhamet düşlerine sığınarak can verdiler.

Semt pazarlarının uğultusunu aradım

Bir de saklambaç oynayan çocukların

Alınlarını öptürdükleri mabet duvarlarının

Sâcidleri göğsünde misafir eden sıcaklığını.

Sabâ makamında göğe süzülen

On dört asırlık asil çağrının

Şehre hayat güne milat oluşunu özledim

Yıkılan şehir mi ölen insan mı sende sadece

Zaman kentin damarlarında duran kan

Yatağına hapsolmuş bir nehir hüznündedir.

Umut şimdi Halep’te katran deryasında

Kan çanağında yaralı bir serçedir

Erguvan kokulu mescitte bir güvercin

Baykuşlara rahmet okur günün seherinde.

İnan ey kalbim… İnan…

İnan ey ismiyle müsemma şehir

Zaman tekrar emzirecek ummana meftun

Hayat veren o mümbit katreyi.

Ve ufkunda bir gün hayatın

Selahaddin yürekli çocuklar dağıtacak

Yeis yüklü bulutları gökyüzünde.

Yunus Çolakoğlu Arşivi
15 Sayı: 15 - Ekim 2017 Sayıya git

Bu Sayıya Ait Makaleler