Onaltı Numaralı Kaburgam
TEMMUZ Sayı: 25 - Ekim 2018

Nazlı yiğidinin yüreği ağrıyor anne

Nebahat gitti gideli yosun tuttu bıyıklarım

Gülmedi harflerim

Kursağında kaldı kelimelerimin sevdâ

Çünkü yüreğim ağrıyor

Bir ikincisi daha yok acziyetimin

Kanıma giriyor gece

Şafağı yok bekleyişlerimin

Yüreğimden başlıyorum çürümeye anne

On altı numaralı kaburgam kırılıyor sonra

Eylüle sığmıyor bedenim

Sekiz yerimden vuruluyorum şubatta

Birinci derecede delik olan kalbimin

Su aldıkça batışını izliyorum

Yine de hep dünü hatırlayacağım yarın

Nebahat gitti gideli bugünüm hiç olmayacak

Benim çünkü yüreğim ağrıyor

Yalnızca beni hüma kuşu mu bilir anne

Onlar ölünce gökyüzünde dirilir

Sancıyan değil kanayan değil ağlayan değil

Her tebessümünde gözlerime kezzap

Dökülen ben, yani ben

Sahi, hangi şehrin sıcağı üşütür karı

Allah unutur mu hiç

Göğüs kafesini yaratan içindekini de bilir

Nebahat gitti gideli yalnızca beni -yine de-

Yüreğin anlıyor

Karanlık çöküyor yüreğime anne

Işıkları kapalı, perdeleri açık

Yansımam düşüyor

Sarımtırak denizlere

Kurudu tenimde deniz suyu

Bıyıklarım döküldü Nebahat gitti gideli

Ağladı cümle’lerim

“Yürek çift dikiş tutmaz” demişti şair

Ben bu sözü imdi anladım.

Ahmet Can Altıok Arşivi
25 Sayı: 25 - Ekim 2018 Sayıya git

Bu Sayıya Ait Makaleler