Gözlerin Paslı Bir Çivi Şakaklarımda
TEMMUZ Sayı: 34 - Ağustos 2019

çörekotu kalır mı hiç boğazında martının

peki suç

tek tek bıyıklarını kopartıp

gün sayanın mı yahut

hiç gelmeyenin midir rüyalara bile

eskiden ölümler azdı diyen babamın mı yoksa

çünkü öyle ya

kitap aralarına bırakmasaydı sevdâsını

gizleseydi al yanaklı utancını yakasına

iliştirdiği gözlerinde anam

olmasaydı doksanların dargın mücahitleri

kitaplar ezgiler islâmî marşlar

‘örümcek kafalılar yobazlar radikal islâmcılar

kemalistler laikler din düşmanları’

trafik levhaları gibi ‘feeynetezhebûn’lar

gözlerinizle kalbiniz arasındaki

safir sarkaç tutuşmasaydı ikinizin

azgın küheylanların nallarından

fırlayan paslı çiviler batar mıydı

kanıma ağustosta

güneşin çıbanlı prelüdlerini veya

mırıldanır mıydım hâlâ

kırılmış dişlerimi tutarken ağzımda

/matematiğin boynu bükük suskunluğunu

bir ben bilirim bir de ölüler

yediyüzyirmiüçün ne olduğunu/

gayrı sevmek ölümü yatağına almaktır mayıslarda

cehennemle gözlerinin ayırt edilmediği bir ölüm

ve üç tarafı saçlarınla çevrili yâryüzünde

buz tutmasıdır nabzın

Çünkü

kavuşmalarımız yoktur bizim.

Ahmet Can Altıok Arşivi