direnir yeryüzüne masum çocuklar
gökyüzünde kanatlanır makine ölüleri
dik duran alınlarına çarpar yıldızlar
orta doğunun çocukları yetim bir kelime
kurşun değer acılarına
devrile devrile sokak aralarına koşan
her an bir ölüm
sapan taşıyla atılan direniş türküleriyle
dar ağacına asılan sözleri
barış güvercinleri uçar kanatsız
kana karışan plastik tutkuları
sızar karanlığa barış sözleriyle
Mavi Marmara sessiz bir yelkenli
eskiyen tarih su ve insan
uykusuz zamanda rüyasız denizlere
düğümlenir kelimeler boğazlara
turuncu akşamların ışıklarına dokunur efkar
günün eksilmiş bir anında
bölünür Gazze peydahlanan düşleriyle
şiiri göğüslerinde emziren ömür
sancısız tan yerine doğurur acıları
çocuklar alkışlar mısralara biriken sızıyı
martı kanatlarına çarpan çığlıklar
çağırır korsan naralarını
denize koşan nehrin kızıllaşan dudaklarında
süzülür gölgeleri sefilliği
hüznü dillerinde pişirir yarasalar
kanına karışan çatlayan haykırışları
tenine basılan çocuk sesleri
çiğnenen cümlelerin arasında
çatlayan aşkların gölgeleri birikir
iz bırakır öksüz ağıtları yeryüzünün gecelerine


