Bir Konvoy Vicdan
TEMMUZ Sayı: 21 - Nisan 2018

“-Biz güzel kızlarıydık şehrin, kalbimiz hep inci mercan…”
Ali Emre

Mutlusunuz efendim, mutlusunuz. Yanlış anlamayın mutluluğunuzda ne elimiz ne gözümüz var. Sadece merakımız var. Nasıl beceriyorsunuz bu denli mutlu olmayı? Bunun bir zamanı, bir mekânı var mı? Kendi kendinize uydurduğunuz yalancı, yabancı bir düzen var ve bu düzende siz gayet mutlusunuz.

Bizimse içimizde kalan bazı şeyler var. Şöyle yüreğimizi kırbaçlayan, yara açıp açıp içine kızgın hüzünler döken bir şey var. Zamansızlık, mekânsızlık var. Mutlu değiliz efendim. Koşullar bir araya gelemiyor mutlu olmamız için. Bazen omuzlarımızı nereye koyacağımızı bilemiyoruz. Ellerimizi bağladık ve bekliyoruz. Kendi yalancı dünyamızı kuramadığımızdan bir düzenimiz de yok sizler gibi.

Yabancıyız efendiler, yabancıyız. Şu çağa öldük ölesi yabancıyız. Kurşundan kefenler biçtik bedenlerimize, umutlarımız ete kemiğe büründü de bir bir vuruldu. Sağ kalanlarımız tekrar dirilemesin diye çelikten odacıklara gömüldü. Aldığımız nefesler bir bir sayıldı, her nefese bin eza reva görüldü. Bir nefes yaşamakta kilitlenip kaldı acılarımız. Kaderimiz önümüzde ağır aksak seyrediyorken bizim onun arkasından gitmeye dahi mecalimiz kalmamış. Zamanın akışına gözlerimizi dikip saniyelerin sırtına vurup hadi diyoruz hadi geç artık zaman ve çıkar bizi buradan.

Yargılıyız efendi! Çekmediğimiz ceza kalmayıncaya kadar bizi yargılamaya yemin etmiş öfke dolu gözlerle karşılaşıyoruz her sabah ve her akşam. Dünümüz, bugünümüz ve yarınımız da bizimle beraber sanık koltuğunda oturuyor. Yeri incitmekten korkar gibi yürüyen yaşlılarımıza kırbaçlar vuruluyor. Dokunmayın diyoruz, dokunmayın temiz kalan son halimize. Kucağımızdaki bebelere dokunmayın, onlar zindanda Yusuf olmak için çok küçükler.

Duyun sesimizi efendiler! Zindanlarda yankılanmasın sadece çığlıklarımız. Duyun ve bir şey yapın artık! Toprağın altı bile bu karanlık kuyudan daha ferah gelir bize. Zalimlerin zulmünden Allah’ın rahmetine sığınırız. Duyun bizi!

***

“Ve biz duyduk seni Suriyeli Kardeşim!

Sizi duymamızı engellemek isteyenlerin tüm gürültüsüne rağmen sizi duyuyoruz. Acınızı hissediyoruz.

Ve sevgili kardeşim senin için geliyoruz!

Suriye hapishanelerinde beklenen vicdanın bu Konvoy’da olduğunu söylemek üzere yola çıkıyoruz.

Üzgünüz! Dünya sessiz kaldıkça siz daha fazla eziliyorsunuz.

Üzgünüz! Dünya sessiz kaldıkça zalimler cesaret buluyorlar.

Çok beklediğinizi biliyoruz. Nerde insanlık dediğinizi duyuyoruz.

Biz buradayız kardeşim! Seni terk etmedik, terk etmeyeceğiz. Seni kurtarmak için yola çıkıyoruz. Seni kurtarmanın, seni yaşatmanın bütün insanlığı yaşatmak, ümidi yaşatmak, yaşamı yaşatmak olduğunu biliyoruz.

Buradayız. Bir Dünya Kadın Buradayız.

– Orda olduğunu duyuracağız dünyaya

– Sizi kurtarana kadar tüm karar vericileri rahatsız edeceğiz

– Siz özgür olduğunuzda, savaşları önlemek için birlikte çalışacağız

– Siz özgür olduğunuzda, kadınların korunması için birlikte mücadele edeceğiz

Ve söz veriyoruz

Sizden Asla Vazgeçmeyeceğiz.”

Eminenur İskender Arşivi