su geçirmez sessizliğimde
cümlelere ilişen esir edilmemiş bir kelimeyim
ruhumun kemikleri toprağa düşen yağmurun içinde
kalbim bekleyen bir ritimle çarpıyor sözlerine
birikir suçlarımın öyküsü tel örgülerine
dudakların acımasız keskin bir kılıcın dokunuşu
yaralar ruhuma sızan kılcalları
sensizliğin kıyılarına düşen şarkının nakaratı
eskilere uzanan suskunluklarım içimde birbirine geçen dişliler
yazılır ömrün mazisine aşktan habersiz
sırlarımı saklayan bir şiirin gün ışığı
maviye çalan iklimlerin ikindi sesiyle
acıyan yağmurun sonbahara düşen hevesi
şehirlere tüneyen ıslıklanmış zaman
soluklanan kırlangıç kanatlarıyla
büyülerdi karşılıksız aşklarımdan kalan mısralarımı
esir düşen gözlerim kırbaçlar tenimi
parmaklıklara takılan zincir gibi sallanır serüven
umudun sensiz bekleyişi tam tekmil ayakta
zorlu günlerin akşamlarına sığınan gürültü
yazılır karanlığa yokluğun imlasız cümlelerle
yaslanır kıvılcıma çit çekilmiş bulutlar
öksüz kalan ben değilim, sevgili
biçare akan hayat
bir alevin muştusu ruhumu kül eder
ağlar mısralarımın uyruğu biraz köylü
küllerini büyüler meçhul bir sevdanın
yağmurlarla ıslandığım muhacir aşklar
biriktirir hayatı dargın günün gölgeleriyle
dolar gözlerime ertelenmiş acının gözyaşları
sırlarımı saklar mülteci zamanın çığlıklarına
