Nakaratlı Şarkı
TEMMUZ Sayı: 21 - Nisan 2018

yaşam ve ölüm

toprağı saran bir göl

gölü saran toprak gibi iç içe

sular yavaş yavaş çekilince

o toprağın kılcallarına

yalnızlık en önemli

görgü tanığıdır bu oluşun

dilinde, unutmaktan yapılmış

nakaratlarla

tüm sözleri iptal
eden bir söz
yumruklar çözdüren
bir yumruk bağrımızda ve

ah ölüm, beyaz bir kelebek gibi

geçip gidiyor aramızdan

hayat, ışık çizgileri biçiminde

kazınmışken gözlerimin retinasına

Allahım diyorum

küçük bir sonsuzluk için

bir gün daha

ölüm sabahının narin kanatları

alıp götürüyor gece düşlerini

heybemde bir yığın ücrayla ben

o ayrılık anında kalırım hep

orada durup orada

olmamayı dileyerek

ve sen, bir sırsın ki

durursun büyük uykularda

o zamansızlıklar yurdunda

lakin bir gerçeklik olup

kaybolursun her uyanışta

seni bir portakal bahçesinde

görürüm bazen

gülümseyince, gümrah bir nehir

tutup kolundan kaldırıyor

kuruyan bir gölü

ve bir kız

bir çiçek sepeti takıyor koluna

Tunay Özer Arşivi