gecenin sessiz çağıltısı durulmalı
bir yağmur yağmalı alevler ürküten
dağlara; koşup diz çökmeli
sarınıp denizlerin hırçın dalgalarını
sırtlara şakıyan kırbaçları
dağıtmak yeniden
sana kaldı toprağın sancısı
artık
açmıyor kırlarda sümbülteberler
hüthüt ve ebabil
babamın anlattığı öykülerden kalan hızır
çocukların saçlarını okşarmış bayramlarda
ki ölüm yokmuş onun için
kopacaksa kopsun
gök çöksün
kasıp kavursun ortalığı kan kırmızı tufan
ölümsüzleşirmiş ondan içen


