Celladımı Ararken
TEMMUZ Sayı: 21 - Nisan 2018

Celladımı ararken kendimi urgan elimde buldum

Kumanda ediliyor bir yerlerden gölgem dedim

Üzüldüm ellerime bir daha da dokunmadım güneşe

Neyse ki biraz gencim yani acım telafi edilebilir

Öyküsü olmayan yollara dahi matem tutmuşluğum vardır

Şuna da inanırım ki inanmış iki adamla kaf dağı dahi geçilir…

Çıkılmadık tepe kalmasın dedi bir şiirinde dostum

Oysa tökezledikçe irkiliyoruz insanlığımızdan

Dünyanın serab olduğu aşkın ilk hecesidir amma

Neden fani bir elin teyidini bekleriz her defasında

Çığıltılar içinde kıvranırken girdap içinde aynı mana

Keşke eriseydim dedim şu yokluk denilen ırmağa…

Dibek taşındaki korkuya ölüm, inanca yaşam gerek

Siyah arabalar geçer önümüzden endişelerimizi frenleyerek

Müsveddelerden konuşmak kılpayı kaçırılan namazdır

Kuşku denilen yastığı başımın altına koyanda ben çekende

Köleler susadıkça efendilerin kırbacı nasılda acıkır...

Akıyor siyah damaklardan çürüyerek ebter fikir

Bu nedenle çarçabuk ölüyoruz silahsız muharebelerde

Orta sınıfta kalmanın idraki kucakta sımsıkı ekmek

Cellatların usanmadan birer birer saydığı insanlığımız

Kitaplara ayraç olmaktan kurtulamayacak hayal edilen emek

Tedbil-i kıyafet çareler arıyoruz kütüphanelerde ağrısız…

Necati Atilla Soykan Arşivi