Camın Gözyaşları
TEMMUZ Sayı: 26 - Kasım 2018

ben bir ahşap konağım beylerbeyinde

ışık sönmüş içimde bir kuş duvarlara çarpıyor

ve acı bana konuşma hakkı veriyor

yalnızlığın dilinde lakin

her zaman okunaksız harfler bulunur

sonsuz gidişatıyla hiç bitmeyecek

bir cümle gibi duran hayatta

sen ki şairsin

görebilirsin hecelerin ardına saklanan anlamı

gel şöyle unutma bahçesine bakalım birlikte

aydınlanacak önümüz sen hayal ettikçe

hangi yangınlar hangi ağaçları yakmış ve

çalılıklara hangi renkler takılmış kalmış, görelim

bir uçuruma komşu kıldı beni kader

kayanın suyu reddetmesi gibi döküldü üstümden

göğsümdeki kemanı bastıran sesler

ve ölüme yazgılı bir tür pas gibi gövdemde

silinmez bir anlama dönüştüler

duvarda hatıraları kemiren siyah bir böcektir saat

benimse kalbimde ahşap dalgınlığıyla yürüyen

başka bir zaman var, hep geride kalan

ve yalnızlığı kat kat katmerleştirir bazı sabahlar

öyle ki sahici bir kemana dönüşebilir

bir oyuncak keman bu sessiz odalarda

şair, hayal tamircisidir, sözle yamar yırtıkları

doğru atmosferde büyüyen kelimeler alır acıları
ve yaşamın kök anlamı hüzünle yoklanır ancak

yenilgi gibi yongasız kalan bir yetim gibi

gün gelir sarsılırsam taşıyıcı kolonlarımdan

düşürme beni yere

tutup kaldır şiire

Tunay Özer Arşivi