dilsiz doğsaydı eğer
mazereti olurdu belki
bezgin bir park heykeli gibi
şehrin ortasında
yaban bir sözlükle
geçip giderdi insanlar yanından
hiç konuşmadan
şair sokakta yine de
görmüyor bunu kimse
her şeyi örten
bir pas çünkü
ağır ağır
yayılmış her yere
şiir sızdıran kalplerin sadece
içinde tutuştuğu
bir garip tepkime sonucu
öyle ki
nisan’ın sanı var
mevsimler bir çürüme
ve ateşle başlar ruhta
teri ve tuğlayı saklayan
parlak camlı binalar
nasıl koca
bir ‘hiç’i yankılıyorsa şimdi
üstünde paralanıyor
satamadığı zenaati onun da
kimsenin umurunda değil
çünkü şiir
yandığımın bu hayatta
