Uzun uzun bakardı çocuklar
Mevsimden göçen kuşlara
Uyanırlardı her sabah
Bir işçi yorgunluğunda
Güzel sabahlarda.
Gün doğumuyla gelirdi
Asırlarla yarışan atlar
Büyük alkışlarla.
Büyük bir oyuncak dükkânıydı çocukluk
Sevmek her çocuğu ilk çocuğu kadar
Yağmurun kalbe bıraktığı ince bir hüzün
Buldurmuş garip kelimeleri o çağda
Acısı yasakların sopa olurdu her sabah
Eşiği kapının söz geçirilmeyen dağlar
Büyük bir dünya, içinde dünya.
Burçlu kalelerle komşuyduk bir zamanlar
Su vardı o zamanlar içeceğimiz mutlak
Geçmiş büyük bir susuzluk
O taraf fazla güzel bu taraf kopuk
Yükselir semada muhteşem kuşlar
İyileşir belki yaralı yerlerimiz
Yetişirse arabesk bulanmış akşamlar.
Tutmuş saçlarından
Sürüklüyor rüzgârlar
Üç yüz milyon kadar sessizliği
Göz gördüğüne inanırmış kulak duyduğuna
Musluklar açılırsa kar yağarmış dışarda.
