Ansıyarak geçmiş günlerini tebelleş zamanlarda
Bütün tafrasıyla geçerken dar sokaklardan
Hatırladığı ağaçlara ve rüzgârlara verirdi selam
Sokak başlarında kalaycılar
Yürüdü tükenip yorulduğu güne kadar
Ve bakır maşrapalar acılar taşıyıcısı.
Geçtim hüzün kırıklarını eğilerek
Dolambaçlı zamanların gölgesinde demlendim
Dineldim yürüdüm yollarda boran
Dayandım mutsuzluğun burçlarına
Şehir karardığında yeşil bir sokakta
Kolaylaşır işler açılan bir yalnızlık kapısında.
Kuğuları çağırdı düşleri güçlü rıhtımda
Bitmemiş yetişecek olanlar için bir kavga
Ateş hattında canlar gıcırdar burada
Rüzgâr ölüler için bir payanda
Uğunur insan yaşanılan dehşet karşısında.
Köpekler bugün daha çok bağırtkan
Ve bezzazlarda hava bulanık çirkin arzular
İçimizde ölmekte kimsesiz bilge yalnızlıklar
Dönerken gövdede yine bir ölü var.
Koynumda bitiyordu gümrah yangınlar
Her şey unutulmuşken yine başlar
Yine başlar ansımalar utkulu inançlar
Hala bir hayatının olmasını bekleyenler var
Savaşta kavgada işte o zaman
Ahmaklar aptallar bir de arkadan vuranlar
Öyle ya Allah’ın izzeti var intikamı var.


