Yanık Korku
TEMMUZ Sayı: 22 - Mayıs 2018

Ansıyarak geçmiş günlerini tebelleş zamanlarda

Bütün tafrasıyla geçerken dar sokaklardan

Hatırladığı ağaçlara ve rüzgârlara verirdi selam

Sokak başlarında kalaycılar

Yürüdü tükenip yorulduğu güne kadar

Ve bakır maşrapalar acılar taşıyıcısı.

Geçtim hüzün kırıklarını eğilerek

Öğüt verdim katil büyüttüm

Dolambaçlı zamanların gölgesinde demlendim

Dineldim yürüdüm yollarda boran

Dayandım mutsuzluğun burçlarına

Şehir karardığında yeşil bir sokakta

Kolaylaşır işler açılan bir yalnızlık kapısında.

Kuğuları çağırdı düşleri güçlü rıhtımda

Bitmemiş yetişecek olanlar için bir kavga

Ateş hattında canlar gıcırdar burada

Rüzgâr ölüler için bir payanda

Uğunur insan yaşanılan dehşet karşısında.

Köpekler bugün daha çok bağırtkan

Ve bezzazlarda hava bulanık çirkin arzular

İçimizde ölmekte kimsesiz bilge yalnızlıklar

Dönerken gövdede yine bir ölü var.

Koynumda bitiyordu gümrah yangınlar

Her şey unutulmuşken yine başlar

Yine başlar ansımalar utkulu inançlar

Hala bir hayatının olmasını bekleyenler var

Savaşta kavgada işte o zaman

Ahmaklar aptallar bir de arkadan vuranlar

Öyle ya Allah’ın izzeti var intikamı var.

Ahmet Tepe Arşivi