Sarışın Ölüm
TEMMUZ Sayı: 10 - Mayıs 2017

Köye zamansız gelmiş mavi bir boncuk ölüm

Bulaşır kemiksiz geceye çıkıp masaldan.

Yine taş edecek kış rüyalarını ocak ayazı

Sahipsiz kendi başına kalmış çiğ sözcükler

Sanırsın bir harami dalmış kelâmın evine

Yollarda kalmıştır baharın çalışkan bakıcısı.

Uçurum kenarında küheylan eğiten bir adam

Bir adım gerisi zemheri berisi bir tas baldıran.

Gecenin kıyısında biriken bir yere tutunamayan

Esrik bir rüyanın içine düşer, kayalar kara çalılar

Masallarla süslü sözcükler açar dilinde

Odadan odaya dolanır delişmen kahkahalar

Ve ölüler de güler birden, o ardıç kuşları.

Günbegün erir hoyrat sözlerin içinde ömür

İtilir yetim çocuklar, duygular inim inimdir

Bir kuş öter az ötede, kınalı avucunda eşiğin

Toprağa meyleder avaz bitince gözyaşı

Birikmiş günahlarındandır en çok ağlaması

Ve yan yana uzanan, birbirine sır olan

Gündüz hayıflanışları, sıcak çakmak taşları…

Yıldızlardan taşarsa bir tutam sonsuzluk

Yani “Seksen günde devri âlem” ettiğimiz

Kopçaları dağılmış bir yolculuğun ardından

Evimi bulmak kolay bir ihtimal gibi

Yakalamışken eşikte sarışın ölüm

Alır yerini hiç konuşmadan o annenin esmer kızı.

Ahmet Tepe Arşivi
10 Sayı: 10 - Mayıs 2017 Sayıya git

Bu Sayıya Ait Makaleler