hayatımın
iğne ucu genişliğinde
anlamlı bir yanı kalmadı
karabasanlarla uyanıyorum her gün
açıyorum ki gözlerimi
ağzımda zehir zemberek bir tat
nicedir
sesli harflerle konuşamıyorum
sözcüklerin müflis odalarından
eski günlerin utangaç sokaklarına
gidip geliyorum
ah!
yanıtsız bir sorunun
rüzgârına kapıldım
