Muhammed Mursi’ye
“Ödül veremiyorsan teşekkür etmeyi unutma.”*
boynuma borç bir teşekkür kaldı
yalnız ve yorgun ölünce sen
içlendim
bir tanbur gibi oyuk
grıtlağımda yas mırıltıları
hiçlendim
mezarlık yüzüne benzeyen gövdemde
çalılar, dikenler, çakıl taşları
oy beni
sütü kesileydi kızıl develerin
suyu kuruyaydı kızıl denizlerin
yanık yaseminler koktu Mağrip
Ümmü KÜLsüm öleydi
sana teşekkür ediyorum
ince şeffaf bir zara sarınarak
yoğun yoğun utandım
bir kırbaç gibi ruhuma indi Nil
çölün çölü çağırdığını duydum
bitlenmiş elbiseler
kül eşeleyen halk
ve geviş getirmenin felsefesi
evet
son ders gibi ölünce sen
utandım
sana teşekkür ediyorum
ben zayıf ve cılız bir askerim
utanmaktan kabuğuna çekilmiş yüreğimin
gönderine çektiğin sancakta
kanın var
ruhumu dölle kan kardeşim
erinç bir orman nefes alsın
tablo gibi
eski şarkılardaki gibi ölünce sen
utandım
sana teşekkür ediyorum
İskender anlamaz
ölümsüzlük suyunu hangi tastan içtiğini
anlamaz Akdeniz’in açıkları
Amerikan Deniz Piyadesi
anlamaz Arabizm
güneş doğacak yarın
sisi dağılacak cehennem vadisinin
gamevlerinden sökün edecek can ağaçları
Mısır’da akşamüstleri
Kadınlar bir orman örecek çocuklarına
Senin şarkını söyleyeceğiz
Sana teşekkür ediyorum
Sana teşekkür ediyorum
*Arap atasözü
