kalbim
kırık bir neyi andırıyor
gönlümün sararmış yaprakları arasında
bir yaralı kuş seğiriyor durmaksızın
açılıp açılıp kapanıyor kapılar
gittikçe kabarıyor
zulmün ve ömrün yaprakları
kuruyor işte
çocukluğumuzda gürül gürül akan çeşmeler
boz bulanık bir pusula
ortasına yıldırım düşmüş bir ağacı gösteriyor
bir çocuk gibi günlerce
Alâeddin' in sihirli lambasını aradım
Kızıldeniz kıyılarında koştum yalınayak
"açıl susam açıl" dedim kendi mağaralarıma
yutkundu, cevap vermedi yalçın kayalar
kayalar ki dağları ayakta tutar
sen ve ben
yani hepimiz o renksiz ırmakta akıyoruz
ne mümkün uçurtmalara takılıp kalmak
mümkün mü Hızır gibi ebediyen yaşamak
ve bir gün ağlamak diye bir şey olmayacak
büyülü efsaneler, Dede Korkut, Kesikbaşlar
bir gün toprağın duruşması başlayacak
