ikindinin burukluğu çöküyor
kerpiçten odalara
gün dağın üstünde
topluyor kanatlarını
bir yıldız kuzeyde
göz kırpan
istemiyor sesinin taşa kesmesini
tövbe ediyor suçlarına biri
herkesin beklediği esrarengiz sır
mezar taşlarının gerisinde
hepimiz nefesimizi tutuyoruz
odanın ışığı sönebilir
çekiç örsün kenarında
kilidin pası çözülmeden
dalgalar inebilir
bize ait ne varsa
hepsi o yaldızlı sandıkta
söylenecekse
ulu bir dağ gibi
gülden ağır sözler
söylemek gerek


