Panayır
TEMMUZ Sayı: 10 - Mayıs 2017

Yıllar ömrümü tüketti

Zaman ırmağı kendine çekerek

Götürüp bir boşluğa bıraktı beni

Pamuklu şekerimi bitiremeden

Bir bir sayamadan oyuncaklarımı

Saklambaç oyununun tadına varamadan daha

Kuş gibi uçtu gitti çocukluğum elimden

Yıldızlar ağıyor gözlerimin ucunda

Gün doğuyor akşama yürüyor

Gece, samanyoluna geçit oluyor birden

Bulutlar bulutlara, nehirler denizlere karışıyor

Saçlarıma güz yağmurları düşüyor

Panayırlar, oyun salonları, dönme dolap

Kazanma arzusu, okuma hırsı, parklar

Parklarda tan ağarıncaya kadar gırla giden çaylar

Şiir yazma tutkum, gül yetiştirme heyecanım

Ve platonik aşklar...

Her uyku saatinden önce

“Bir varmış bir yokmuş” diyerek

Hikâyelerine başlardı babaannem

Bin bir tane bilmeceler sorardı dedem

Büyükannemin konsolunda eksik olmazdı bademli şekeri

Bayramlarda dayımın cebinde şıngırdardı bozuk paralar

Misket yuvarlardık sokak aralarında

Küsküç oynardık kıpkırmızı çamurlarda

Şimdi içim yanıyor, aklım iki karış havada

Ruhum deli divane gibi ortalıkta dolaşıyor

Mehmet Gemci Arşivi