Der Zug Ist Schon Weg
TEMMUZ Sayı: 8 - Mart 2017

Sabahın ilk saatleri

Evrenin en temiz vakitleri

Gün ışımamış daha

Ahırdağı yine hecin gibi

Duruyor orada

Camilerin önünde

Üç beş yaşlı adam

Geliyorlar belli ki

Fecir duruşmasından

Oysa gün daha bahardı

Güller gümrah açar

İğdeler yaman kokardı

Leylekler minarelere yuva yapar

Çiğdemler şiir tadında

Sökün ederdi topraktan

Ne ki bu gün

Yaşım kırkına varmış

Gönlüm metruk bir han

Gibi tarumar

Saçlarım ağarmış

Bu yaşında ulu Peygamber

Hıra'ya çıkarmış çokça

Dağlar taşlar ağaçlar

Selamlarmış sıkça

Cebrail kucaklamadan evvel

İkra heyecanında

Ben nerden bilirdim werdohl'ü

Neustandt strasse'de ikamat edeceğimi

Herr wolf, frau luckıa, frau cristinayı

Nerden bilirdim ren nehrinde vapura binip

Köln'de dom kilisesinin fotoğrafını çekeceğimi

Berlin, in Berlin, haupstandt

Ki Bergama müzesi

Bir uygarlığın talanının adıdır

İki yıl bu tarihi belgeleri ve antik kenti

Gemilerle kim nasıl taşımıştır.

Berlin, in Berlin, haupstandt

Berlin’de kudam uzayıp gidiyor

Bombalanmış kilise ikinci cihan harbini anlatıyor

Kadeve'nin üst katında capucino

Yıkılan duvarlardan parlementoya geçerken

İçim üşüyor

Werdohl'dan tren, saat başı kalkıyor

Yemliha, schwelm'den hagen' geliyor

Lenne yol boyunca şiir gibi akıyor

Bahnhofta arka arkaya tükürdüğümüz sigaralar

Yoğunlaşan efkarlarımızı dağıtıyor

Kırmızılar köyü ilk ağrımdı

Dede çalı, harman yeri ve çaycı Bekir ağa

Öğretmen adem, duman bey

Heyecanlı ilk randevumdu

Toy delikanlının uzun koşusu

Ayçiçeği tarlalarının arasından start almıştı

Kısmet balıklarının esir düştüğü yerdeydi

Uçak ne de hızlı havalanmıştı İstanbul'dan

Pankartlara yazılmıştı adım Dusseldorf'ta

Cumali bey pamuk tarlalarını gösteriyordu

Göğün kat kat derinliklerinde

İLk durağımız Helenen sokaktı

Daha ilk yılımızda ikiz kuleler yıkılmıştı

Henüz cim karnında bir nokta iken

Sorular sağanağına tutuldum efangehlıch ve Katoliklerin

Kiliselerde sürekli ayinler yapılıyordu

Avrupalılar kışkırtılıyordu

Bizim için sokağa çıkmak gittikçe zorlaşıyordu

Tarihe kayıtlar düşülüyordu Almanya'da

11 eylül sıkıyönetimin diğer adıydı dünyada

Platinberk'te konferanslar düzenliyordu Hidayet Bey

Sakar Ali yanık sesiyle mevlit okuyordu Altena'da

Halver'de Koca Bekir nasihat ediyordu insanlara

Maraşlı şiir okuyordu bürgermeister Manfred Wolf'e

Almanya macerası tamamlanıyordu usul usul

Bitmez dediğiz yollar, geçmez sandığımız günler

Bir bir son buluyordu, Ankaralı Veysel

Koca Şükrü ve Bafralı Raci gözyaşı döküyordu

Oysa daha dün bahardı

Güller gümrah açar

İğdeler yaman kokardı

Mehmet Gemci Arşivi