Sabahın ilk saatleri
Evrenin en temiz vakitleri
Gün ışımamış daha
Ahırdağı yine hecin gibi
Duruyor orada
Camilerin önünde
Üç beş yaşlı adam
Geliyorlar belli ki
Fecir duruşmasından
Oysa gün daha bahardı
Güller gümrah açar
İğdeler yaman kokardı
Leylekler minarelere yuva yapar
Çiğdemler şiir tadında
Sökün ederdi topraktan
Ne ki bu gün
Yaşım kırkına varmış
Gönlüm metruk bir han
Gibi tarumar
Saçlarım ağarmış
Bu yaşında ulu Peygamber
Hıra'ya çıkarmış çokça
Dağlar taşlar ağaçlar
Selamlarmış sıkça
Cebrail kucaklamadan evvel
İkra heyecanında
Ben nerden bilirdim werdohl'ü
Neustandt strasse'de ikamat edeceğimi
Herr wolf, frau luckıa, frau cristinayı
Nerden bilirdim ren nehrinde vapura binip
Köln'de dom kilisesinin fotoğrafını çekeceğimi
Berlin, in Berlin, haupstandt
Ki Bergama müzesi
Bir uygarlığın talanının adıdır
İki yıl bu tarihi belgeleri ve antik kenti
Gemilerle kim nasıl taşımıştır.
Berlin, in Berlin, haupstandt
Berlin’de kudam uzayıp gidiyor
Bombalanmış kilise ikinci cihan harbini anlatıyor
Kadeve'nin üst katında capucino
Yıkılan duvarlardan parlementoya geçerken
İçim üşüyor
Werdohl'dan tren, saat başı kalkıyor
Yemliha, schwelm'den hagen' geliyor
Lenne yol boyunca şiir gibi akıyor
Bahnhofta arka arkaya tükürdüğümüz sigaralar
Yoğunlaşan efkarlarımızı dağıtıyor
Kırmızılar köyü ilk ağrımdı
Dede çalı, harman yeri ve çaycı Bekir ağa
Öğretmen adem, duman bey
Heyecanlı ilk randevumdu
Toy delikanlının uzun koşusu
Ayçiçeği tarlalarının arasından start almıştı
Kısmet balıklarının esir düştüğü yerdeydi
Uçak ne de hızlı havalanmıştı İstanbul'dan
Pankartlara yazılmıştı adım Dusseldorf'ta
Cumali bey pamuk tarlalarını gösteriyordu
Göğün kat kat derinliklerinde
İLk durağımız Helenen sokaktı
Daha ilk yılımızda ikiz kuleler yıkılmıştı
Henüz cim karnında bir nokta iken
Sorular sağanağına tutuldum efangehlıch ve Katoliklerin
Kiliselerde sürekli ayinler yapılıyordu
Avrupalılar kışkırtılıyordu
Bizim için sokağa çıkmak gittikçe zorlaşıyordu
Tarihe kayıtlar düşülüyordu Almanya'da
11 eylül sıkıyönetimin diğer adıydı dünyada
Platinberk'te konferanslar düzenliyordu Hidayet Bey
Sakar Ali yanık sesiyle mevlit okuyordu Altena'da
Halver'de Koca Bekir nasihat ediyordu insanlara
Maraşlı şiir okuyordu bürgermeister Manfred Wolf'e
Almanya macerası tamamlanıyordu usul usul
Bitmez dediğiz yollar, geçmez sandığımız günler
Bir bir son buluyordu, Ankaralı Veysel
Koca Şükrü ve Bafralı Raci gözyaşı döküyordu
Oysa daha dün bahardı
Güller gümrah açar
İğdeler yaman kokardı

