Mehmed’in Şiiri
TEMMUZ Sayı: 36 - Ekim 2019

vurulup düşen atlıları hatırlıyor musun Mehmed

güneşe doğru koşarken hani

Zaragozalı iki komsomol türküsünde

sen söylerdin ben vurulurdum

ben söylerdim sen vurulurdun

vurulan yerlerimize karanfil ekerdi yar dediklerimiz

titrek bir mum alevinde

iki semender gibi isli isli yanardık

Bingöl susardı

ne tarih ne felsefe

iki müzemmil gece bizi yargılardı

kavgaya oturmazdık kirli ellerle Mehmed

hani ay vururken Çapakçur deresine

biz ellerimizi yıkardık

ellerimiz öyle sıcaktı ki

kırlangıçlar konardı

çöpçüler susardı

iki karanfil ağaç gibi

beklerdi bizi diyar bildiklerimiz

ah şimdi,

demir atlar ezdi ellerimizi Mehmed

ezdi köpek yavrusu gibi

bir hastalık kırdı geçirdi komsomolları

Zaragoza düştü Mehmed

ah ne yazık

sen sustun ben vuruldum

ben sustum sen vuruldun

vurulan yerlerimize

kibrit suyu ekti can dediklerimiz

“atlılar kayboldu güneşin battığı yerde”

haydi,

haydi birlikte söyleyelim

“komsomooollarr komsomooollarr

filizleniverdi toprak

yepyeni genç neferleriyle

safları sıkılaşarak”

ah bir daha

kişneyen atların gürültüsüne

inanarak

iki hucurat gözyaşı gibi

bir daha

köpüklü boynuna sarılıp atların

güneşe doğru koşalım Mehmed

vurulup düşmek için…

Tuncay Yerlikaya Arşivi