Gideyim gideyim
Kan kurusu kül libaslarla
Tozlu yollara, bulanık sellere
Ellere gideyim.
Kız kardeşlerimi, seni
Bir moloz şehir gibi gövdeme gömüp gideyim
Öyle mi
Halep gül kurusu sonbaharım
Gelincik bahçesine gider mi bu yeşil otobüs
Artık gözlerim olmayacak
Bir ceset gibi bakıyorum barbarlığın maviliğine
Halep’in ortasında ayaktaki son binayım
Gideyim, öyle mi
Halep hüzünlü yurdum
Cennete gider mi bu yeşil otobüs
Halep yağmalanan insanlığım
Sınırsız bir yolcuğa çıkar mı bu yeşil otobüs
Halep dilsiz uçurumum
Çığlık çığlık yaylara gider mi bu yeşil otobüs
Halep onurlu kavgam
Güneşli sabahlara çıkar mı bu yeşil otobüs
Halep uzağım yakınım
Beni sana yine getirir mi bu yeşil otobüs
Gideyim
mi
öyle…
