Ölüme yakın olma hissi, insana varoluşunu tefekkür etme, hayatını gözden geçirme, eylemini sorgulama, inancını takdir etme imkânı sunar. Böylece ölümün musahibi olma bilinci hayatın muhasibi olmaya götürür insanı. Çünkü insan, bu hayatta ancak bir ağaç altında gölgelenen yolcu mesabesindedir. Bu, aynı zamanda insana yolda olma bilinci verir. Tedirginlik taşıyan bilinç dikkatli bir yolcunun en güzel özetidir. Bu, bilinçle kuşanılmış bir erdemdir. Gözlenecek geleceği olmadığını hisseden insan ise gözlerini geçmişe dikip biraz da sondan başlayarak tarih yolunda gerisin geriye bir yolculuğa çıkar. O artık bir gölgeler sergüzeştinin yolcusudur. Gözler hep toprağa dikilir. Bu da çürümüş bir erdem görüntüsüdür o kadar. Spinoza’ya göre erdemlerin ödülü bir yücelik duygusu, yüce bir mutluluk, sınırsız bir neşe değildir. Ödül sadece erdemin ta kendisidir o kadar.
Ne uğrunda ölebileceğini bilenler ancak neyin uğruna yaşayabileceklerinin bilinçli tercihini yapabilirler. Sonra ölmek de maharet değildir, zamanında ölmek gerekir. Zamanında ölüm binlerce diriliş demektir. Zamanında ölmek için ise zamanı yaşamak gerekir. Çünkü ancak yaşayanlar ölebilir. Ölülerin ölümünden bahsedilebilir mi? Erdemli bir ölüm için erdemli bir yaşam gerekir. Bir can için ölüm korkusu, yaşama ve davranma gerekçelerinin yitirilmiş olduğu teslimiyetçi kötümserlik düşüncesinden beslenir. Mağluplar galipleri, köleler efendileri taklit ettikçe kurtuluş, hayal edilmiş bir mutluluk esintisi olarak kalmaya mahkûmdur. En yüce olanla en kederli olan neden hep ikiz kardeş gibidir? El cevap: Erdemden esinlenirler ve erdeme göndermede bulunurlar.
İnsan ancak olumlu olumsuz bütün ötekileriyle olan ilişkileri içerisinde var olur. Çocukken insanın bütün günleri neden birbirine benzer? Çocuk biraz da ötekisizdir. Bu, çocuksu bir erdemdir. Her trajedi insan bilincinin sınırları içerisinde vuku bulur. Trajedi olmasını da biraz buna borçludur. Yığınlar karşısında insanın acı duyması, bilgiye sahip olması, inanması, özgürlük arayışı hep budur. Bu tufanda yıldızlara ulaşmak için bir yol gösterici arar durur. İnsan biraz da arayıştır. Hakikat, adalet, merhamet ve özgürlük arayışına sevgi beslemekten vazgeçmek totalitarizme hediyeler sunmak ve onunla mücadeleyi yasaklamak olur.
