Kaç ceset gömmeli bu kalp
Yürüyüp geçer aramızdan omuzların,
Gözlerinin kıyısında gökyüzü,
Sen gideli kirlendi yeryüzü Taliha,
Yattıkları çukurlarda
Uykusunu çaldığımız kandilsiz kırlangıçlar gibi,
Taşırsın sırtında,
Yazılmış bir lahit.
Çocuksuz oyuncaklar gibi hazin,
Hasretin nabızlarımda düğüm,
Daha kaç dağ başı yalnızlığı
Eskimeli Taliha.
Gittin çoktan,
Alnımı dayadığım tren camlarından
Güneşi silerek,
Çokları da sürükleyerek.
Yoruldukça koştuğum,
Kan çiçekleri büyüttü
Gelincik tarlaları,
Tesellinin sığındığı rahim,
Su yatağında,sekerata yatalı,
Musallasız kelimelerle,
Daha kaç ölüm yıkayacak.
Ellerimizin kirini.
Taşa çarpan derelerde
Başı boş şarkı olur bulutlar,
Metaformozlarda ağlayan tırtıl gibi,
Kırıldı sapından karanfil,
Oysa aydınlık pencerenden,
Devrilmeyecekti yüzüne uçurumlar Taliha!
Turkuaz kadar.
Taze nane kokusuyla dolu tabutunu,
Koca aynadaki dilimle taşıyorum
Esrik, kaygan.
Kaç gecenin kanı serilir ipe Taliha
