bir şey var sana dair içimde derinlerde
kimseler bilmez amma yakarsın serinlerde
ne ferhatım ne mecnun dağı çölü bilmem ben
kalbim firakın çeker ya vedud der inler de
bir şey var sana dair seraplarda gördüğüm
yakub’un hüzün tahtı dirhem dirhem ördüğüm
zindanın sinesinde yusuf’un sultan bahtı
züleyha’ya düşen düş o sendeki kördüğüm
bir şey var sana dair kime baksam cemalin
sesin bülbül kokun gül cümle hüsnü kemalin
özenmiş de yaratmış cenabı hak tealâ
eksiğim ben yarımım düşününce zevalin
bir şey var sana dair şimdi şu an yanımda
vahanın sam rüzgarı belkıs’ın sarayında
hüdhüd sesi mi bilmem süleyman’daki hicran
kalbinde derdest olmuş çınlıyor kulağımda
bir şey var sana dair yitiğimde bendesin
çiçeklerin özünde bal sırrında zerdesin
arım mı var ki benim hem kovanım tarumar
hangi meyde bulurum sarhoş oldum neredesin
bir şey var sana dair tül gibi gece gibi
kehkeşansın el aman görünmez ece gibi
ayıp mısın günah mı nedir bu giz bu esrar
lâl olmuş dudaklarda söylenmez hece gibi
bir şey var sana dair sol yanımdan başlayan
ateşler gibi yakıp sular gibi çağlayan
azrail var kapımda ölüm müsün sen nesin
cehennem mi cennet mi vuslatı bağışlayan
