Ev
TEMMUZ Sayı: 35 - Eylül 2019

Bir köpekbalığının ağzına dönüşmediği sürece

Kimse evini terk etmez

Bütün bir şehrin koştuğunu gördüğünde

Sen de sınıra kadar koşarsın

Komşuların senden hızlı koşar

Senden hızlıdır okul arkadaşın

Seni kuytuda öpen çocuk

Eski köhne fabrika bir silah saklar ki gövdenden büyük

Sadece ayrılırsın evinden

Evin kalmana izin vermediği zaman

Kimse evinden ayrılmazdı

Ayaklarının altından ateş patlamasa

Ve sıcak kanı hissetmese belinde

Bu senin daha önce üzerine düşündüğün bir şey değil

Daha önce ne zaman marşınızı nefesinize saklayıp

Pasaportunuzu parçalamak için

Havalimanı tuvaletine kadar beklediniz?

Bütün o zor belgeler

Geri dönemeyeceğinizi teyit ederken.

Anlamak zorundasınız

Hiç kimse çocuklarını bir botun içine koymaz

Eğer su topraktan daha güvenli değilse

Kim günlerini ve gecelerini

Bir tırın midesinde geçirmeyi tercih eder

Eğer kilometrelerce yolculuk

Seyahatten öte bir anlam ifade etmiyorsa

Kimse tellerin altından sürünmeyi seçmez

Gölgen seni terk edene kadar dövül

Tecavüze uğra, ezil ve bir botun dibine girmeye zorlan

Çünkü sen karanlık, satılmış, açlıktan kırılan

Sınırın dibinde vurulan cılız bir hayvansın

Acınan ol, adını ve soyadını kaybet

Bir mülteci kampını evin yap, 1, 2 ya da 10 yıl boyunca

Soyun ve denetlen, her yerde bir cezaevi bul

Eğer hayatta kalır ve

Evine dön denilen siyahlar, mülteciler

Kirli göçmenler, sığınmacılar

Ülkeyi sömürenler

Karanlık ve vahşiler, garip kokanlar

Ülkelerini ne hale getirenler ile

Öte tarafa geçersen

Seni, ne “bizimkiler” haline getirecek?

Sokaktaki kirli bakışlar

Parçalanmış bir uzuvdan daha önemsiz

Günlük hayatın onur kırıcılığı

Bacakların arasındaki

Babana benzeyen 14 adamdan daha basit

Hakaretleri yutmak moloz yutmaktan daha kolay

Sonra yavrunun vücudu, parçalar içinde

Şu an, onurunu unut

Hayatta kalman çok daha önemli

Eve gitmek istiyorum, fakat ev bir köpekbalığının ağzı

Ev bir varil dolusu silah

Ve kimse evini terk etmezdi

Eviniz sizi kıyıya kadar kovalamasaydı eğer

Eviniz size geride bırakamayacaklarınızı bırakmanızı söylemeseydi

Onlar insan bile olsa

Kimse evini terk etmez

Rutubetli bir ses kulağınıza demeseydi

Terk et, şimdi koş, bilmiyorum

Ne olduğumu!

Tercüme: Gökhan Ergöçün

*Warsan Shire, 1988 yılında Somalili bir ailenin çocuğu olarak Kenya’da dünyaya geldi. Shire henüz 1 yaşında iken ailesiyle birlikte Birleşik Krallık’a iltica etti. Londra’da yaşayan Shire edebiyat alanında çalışıyor ve pek çok ödülü bulunuyor.

Warsan Shire Arşivi
35 Sayı: 35 - Eylül 2019 Sayıya git

Bu Sayıya Ait Makaleler