Temmuzun Türküsü
TEMMUZ Sayı: 1 Ağustos 2016

Yes, we are not like you

evet biz,

siz değiliz asla

sakallarımızda kum fırtınaları kopuyor

cebimizde kör çakı

yaralı karanfil kokuyoruz,

toprağız, bağrımız milyon kere tohum

elvan baharlar taşıyan

çocukların yurduyuz

tuz ve ekmekle karılı harcımız

bu yüzden yağmur sonrası

evet bu yüzden

sesimiz sel,

yumruğumuz sıkılı bir isyan

ve sizi sevmek için

hiç bir nedenimiz yok

evet biz

sizden değiliz

asla

asla

kan ve kindir mayanız

yani demire ve sırtlana tapan

cebinizde can çekişiyor iblis

kuleleriniz, gökdelenleriniz,

görkemli meydanlarınız batsın

sökebilirseniz gelip sökün

kalbimizde et bağlamış yarayı

evet biz

sizden değiliz, asla

rüzgarı, hüznü ve mevsimleri

satmayız panayırlarda

canımızda biriken topraktır

bu yüzden başımızı kalbimize yaslarız

tanklara ve cücelere değil,

ey yağma medeniyetin kurşun müritleri

sizi sevmek için hiçbir nedenimiz yok

temmuzun şafağını,

kaderi

devrimi,

ve açık apaçık yaramızı severiz

Temmuz sıcaktı, çok sıcaktı

Gece gündüz tutuşan bir halktı

Meydanları, sokakları köprüleri

yeniden çizmek için

hiç olmadığı kadar bir halktı

böyledir yalınayak meydanlara koşmak

Bir nehir gibi alnını taşlara çarpa çarpa yaşamak

“ana ben gidiyorum düşmana karşı”

Böyledir,

göllenmiş bir halkın temmuz türküsü,

şehrin uzak yerlerinden koşup gelen adamların öyküsü

böyledir.

Tuncay Yerlikaya Arşivi