Kim Anlatır En Güzel Kıssayı Sen Gitmezsen
TEMMUZ Sayı: 1 - Ağustos 2016

Sen gitmezsen bütün çocuklar yalnız! Evinde ağlayanların gözyaşlarını bir inci gibi tak boynuna ve düş yollara yenilenme, arınma, direnme arzusuyla. Şimdi çocuklar, daha fazla üşüyor cehennem sıcaklarda. Şimdi daha yalnız tüm dünyanın ekranlarında. Sıkışan bir yüreğin mi var, seken bir kurşun sesinde, birden dilin mi tutuldu dipsiz bir sarsıntıda; bir çocuğun gurbetine sığın! Dua bil onu, avuçlarından yüzüne suvar bağışlanma niyetine. Öteleri toparladım geldim de! Bahanesi yok; acı ha bire katmerleşse de elemini kâr belleyip oturdum yıkıntılarında de! Göç mevsimi nicedir hep bu diyarda. Heybesi umut yüklü insanlar, kervanınıza bizi de katın. Akabelerde ahitleşmiş çelik yürekler, merhamet sağanağında bize de yer açın!

Sen gitmezsen Yusuf kuyuda unutulur! Kim anlatır en güzel kıssayı sen gitmezsen? Ashab-ı Uhdud nedendir hâlâ bilinmez mi ateşin başında? Yusuf bir güzellik ülkesi; sanki Şam, saçlarını çözmüş Nil; ağıtlar ülkesi Bağdat, Srebrenista… Gökte yapılıp yere indirilmiş şehir Kudüs ve hüzün denizi Endülüs. Yusuf çokça çocuk, çokça gelecek; çokça ümit demek. Sen de Yusuf’la kuyuya düş! Ashab-ı Kehf’in mağarasına sığın zindandan kaçarak! Ama önce unutma; söylemen gereken kutlu sözü, önce ilan et gizli de ve açıkta adı “övülmüş” olanın çağrısını: La ilahe illallah! Göklerde bir hareket, yerde bir telaş; güneşte bir sevinç var; yıldızlar ilk akşamdan yakmış kandillerini: demek dolunay vakti! Bir ay doğuyor çocukların göğsünden bizim göğümüze!

Sen gitmezsen bütün çiçekler solacak! Ateşin başında bekleşenler çığlık çığlığa günleri birbirine ekliyor. Azîz ve hamîd olana bağlılık, öfkeleri kudurtuyor. Bütün ilahlar silahlanmış, tahtadan putlarını ateşlemiş siperlerde. Çocuklar yeni bir oyuna hazırlanıyor. Sanki havai fişek gösterisi. Babaları tanrılara kurban götürülen çocuklar, her şeyin farkında / değilmiş gibi poz veriyorlar objektiflere! Evet, böyle daha güzel, daha şık bir ölüm olacak. Ama sen, tut elinden Bedir’e götür, Usame’nin ordusuna kaydet er kişi niyetine, müjdele onu vadedilen cennetle.

Unutma, sen gitmezsen Mostar düşer, düşer kalesi İslam’ın Arakan’da! Sen gitmezsen kandilleri kim yakar Halep’te, Şam’da; kimin göğsü al al menevişlenir Gazze’de, Rabia’da!

Erdoğan Aydoğan Arşivi
1 Sayı: 1 - Ağustos 2016 Sayıya git

Bu Sayıya Ait Makaleler