Dostluğun Katlanmış Fotoğrafı
TEMMUZ Sayı: 24 - Temmuz 2018

Ey Fırat

sessiz bir uyanıştı iliklerime biriken köz

namluya sinen koku ruha biriken barutla

patlıyordu yüreğime sızan kurşun

bilgelerin dizlerinde yaşadıklarıma inat

beynime zincirlenen kutsal kelime

çiçeklere serpilen acılarımın tomurcuğu

ömrümün kesik damarına dokunan bahardı

unutmayın

buruşuk pardösülü işçi babamı

hüznümü katlayıp asmıştı Gökkuşağı’na

ışığa ilişmeyen gözlerim

gündüzün örtüsünden kurtulup

tırmanıyordu merdivensiz geceye

zamansız götürüyordu beni yarasalar

nefes alıyor kanatsız bir rüzgarın kuşkusu

mavisiz denizin sularında

kulaç atıyordu sancılanan bir umut

uzak denizlere

derbederlik okunuyordu nasırlı ellerimde

birikiyordu sesimi sıvazlayan bir sızı

bekleyen alınlara bir eser

saf saf bitişen sesimle irkiliyordu yıldızlar

bir tat bırakıyor ıssız sorgulara

el değmeyen mısralarımın dirilen rengiyle

geliyordu şiirim katlanan geceye

sessizce göçmüştü annem yıllar önce

arta kalan karanfil ve babam ağlıyordu

çağırıyordum vakti kuşananları

metruk kenar mahalle dilleriyle

çıplak bir hüzün dokunuyordu anılarıma

berrak kalan düşlerim

dağlıyordu dilim dilim uykularımı

asi bir söz salıncaksız Gökkuşağı’nda

kuşatılan mekanlar kelepçeli sorgular

kimlikleri soruluyordu gençliğime dokunan kırbaçla

biliniyor altı çizilmiş sözlerim

fotoğraflanan eylemlerim göğün birinci katında

anlatıyordu öyküsüz kalabalıkları

katıksız hayatımın sayfalarına

esneyen bir büyü gibi

nehirlere akıyordu harf harf dizilen isyan

sığınıyordum yaslı serüvenlere

M. Akif Şahin Arşivi