Anneannem Bedriye’ye
Teslim etmez anneler çocuklarını maraza
Ve kalbi ecnebi şövalyelere
Söz verince tutmaz yere düşürür
Kırılır kadife kelimeler tuz buz olur
Ölür emân toz toprak olur üstü çimlenir
Şiir yazar satar dilenir yürürüm
Verem gelirse vermem yakamı dedim
Cesaret madalyası taktı dilim ciğerime nafile
Bir hastalık bu kadar mı yapışır insana
Bir ağıda bu kadar mı yakışır
Elim yüzümü gördü gün ortasında ulaksız
Hayatın yeni titredi dili kaçtı döküldü dişleri
Parmaklar arasında bir tutam saç gözlerim
Ateş değmiş kurşun her y/anım ödemli
Yaşamın tutkusu usturalı telle bağlandı
Mitralyöz ağzı dilim kesildi süt kelimelerden
Akan hayat iltifatsız kan çanağı
Upuzun dayamıyorum gözlerimi maviliklere
Yürüyüşlerimin gülüşlerimin şekli yapıştı yere
İki dört cılız sivri öksürükler nöbeti
Hayat alacaklı insafsız hayta
Para pul fer ilik gün görmemiş vakit
N’em varsa verdim karşılıksız
Verem geldi şövalye gürzüyle
Bakışlarım çürük ince kısa adımlarım
Bir haydut öksürük gırtlağımı dövüyor
Hırıltı kasatura muavin mütemadiyen
Kadavra gülüşü oturdu yüzümde
Ciğerim parça pinçik müsvedde.

