Ölümün Kılavuz Kaptanı
TEMMUZ Sayı: 24 - Temmuz 2018

Anneannem Bedriye’ye

Teslim etmez anneler çocuklarını maraza

Ve kalbi ecnebi şövalyelere

Söz verince tutmaz yere düşürür

Kırılır kadife kelimeler tuz buz olur

Ölür emân toz toprak olur üstü çimlenir

Şiir yazar satar dilenir yürürüm

Verem gelirse vermem yakamı dedim

Cesaret madalyası taktı dilim ciğerime nafile

Bir hastalık bu kadar mı yapışır insana

Bir ağıda bu kadar mı yakışır

Elim yüzümü gördü gün ortasında ulaksız

Hayatın yeni titredi dili kaçtı döküldü dişleri

Parmaklar arasında bir tutam saç gözlerim

Ateş değmiş kurşun her y/anım ödemli

Yaşamın tutkusu usturalı telle bağlandı

Mitralyöz ağzı dilim kesildi süt kelimelerden

Akan hayat iltifatsız kan çanağı

Upuzun dayamıyorum gözlerimi maviliklere

Yürüyüşlerimin gülüşlerimin şekli yapıştı yere

İki dört cılız sivri öksürükler nöbeti

Hayat alacaklı insafsız hayta

Para pul fer ilik gün görmemiş vakit

N’em varsa verdim karşılıksız

Verem geldi şövalye gürzüyle

Bakışlarım çürük ince kısa adımlarım

Bir haydut öksürük gırtlağımı dövüyor

Hırıltı kasatura muavin mütemadiyen

Kadavra gülüşü oturdu yüzümde

Ciğerim parça pinçik müsvedde.

Osman Sevim Arşivi