dağıldım, ayrıntıdan cayınca yörem
kahvesi içilecek bir boşluk aradım yüzümde
bir şiirimde bulmuştum, çok insan geçti
bolca kırıntın kalmış -ama bir yerimde-
insan düşe kalka sanırdım, böyle değil
kızaran bir gün görsem hemen boğulurdum
bir yere değdi ayağım, belki annemdi
rastlayınca kardeşimin gözlerine, yoruldum
bu aylarda derim boş bir salıncak
dövünüp ağlayacaktı gençlik ağımda
bir çocuğun mu, bir ölünün ya bir bunak
özürleri kavruldu iki yanağımda
nereye dokunsam artık kırılır çocuk,
rüyalarımın olmazını, düşün, kış niyetine
bin hicâz makamı ve bin haziran
dağıldı içimin mahremiyetine

