peş peşe yürür ürkekliğime biriken yazgılarım
tüten hüzünlerimin heybesine buluttan buğu dolar
kaynayan güneşin sabaha dokunan asi yüzü
korkularıma kelepçelenir solgun bir ürperti
bir şarkı çalınır şehrin sönükleşen ufuklarında
yankılana yankılana çarpar su geçirmez duygularıma
denize karışır ağıtlarım çarpılan akşamın eşiğinde
eli ayağı tutulan aşk omzuma çöker sahipsiz hüzünlerimle
sensiz bir hayatın dizelerine diz çökmüşüm
zılgıtlarımla beklerim saf sesine düşen gözyaşlarını
aklımı yontar toprağa sıkışan karanfiller
bahara dökülen nehir sessizce kanatlanır

