Unutulursun, İşte Böyle Hiç Var Olmamışçasına
TEMMUZ Sayı: 24 - Temmuz 2018

Unutulursun, işte böyle hiç var olmamışçasına

Bir kuşun müthiş ölümü gibi

Terkedilmiş bir kilise gibi unutulursun,

Gelip geçici bir aşk gibi

Gecedeki bir gül gibi… unutulursun

Ben ki yol üzereyim… adımlarını adımlarımdan önce atmış olanlar

görüşlerini görüşlerim üzerine dikte ettirenler var.

Sözü yayanlar var ahenkle hikayeye girmek

ya da kendinden sonra gelecekleri aydınlatmak için

coşkulu bir yapıtı… bir kurguyu

Unutulursun, işte böyle hiç var olmamışçasına

bir kişi veya bir yazı gibi… unutulursun

Sezgilerim üzere yürürüm, belki de

bir hikaye verebilirim kişisel bir yaşam öyküsü. Dağarcığımdaki sözcükler

yönetir beni, ben de onları. Ben onların şekliyim

onlar da hür bir tecelli. Ama söyleyeceklerim çoktan söylenmiş

Geçen yarın benden önce gelir. Ben yankıların kralıyım.

Arşım yok ama dipnotlarım var benim. Ve yol da

alışkanlığım. Belki de unuttu öncekiler

bir şeyi nitelemeyi, tetiklerim ondaki her hatırayı ve duyguyu

Unutulursun, işte böyle hiç var olmamışçasına

bir haber veya bir iz gibi… unutulursun

Ben yol üzereyim… Adımlarını adımlarımın üzere

atanlar, ve sezgilerimin ardı sıra gelenler,

sürgünümün bahçelerine mersiyeler düzenler var.

Evin önünde, düne perestişten uzak

dilimden ve kinayelerimden azade, ve ben tanıklık ederim ki:

şeksiz şüphesiz hayattayım

ve özgürüm

unutulduğum zaman!


Arapçadan Çeviri: Aydın Ünlü
"Yaptıklarından Dolayı Özür Dileme” Kitabından

Mahmud Derviş Arşivi