Sızı
TEMMUZ Sayı: 13 - Ağustos 2017

ağır suçlardan hükümlüyüm

taşlanırım yedi şehrin meydanında

ayaklarımda bukağılar lanetler çıkınımda

kanar ırmaklara bırakılmış sözlerim

küf tutar yedi kat mahzenin esrarı

bıçağı geceden bileylidir Züleyha’nın

diz dize oturur yasak şehirler

emzirir sabah akşam ihaneti

iki ucundan çekilir mühürlü rüyalarımız

kirlenir güneş çöker omuzlarımıza

bazen buz bazen ateştir hayat

gün ortasında sıyırır tenimizdeki yabancılığı

damla damla düşer güneşe ilikli bakışlar

çalmaz gündönümü öykülerin saati

boyun eğer nisana vurgun gözlerim

zamansız bir sızı birikir kuyularda

çoğalır yalnızlıklar kırar göğün çemberini

kırağı düşer günlerin kaderine

içimizde hep siren sesleri

siren sesleri emzirir gölgesiz şehirleri

iplik iplik çözülür mevsimler burda

bir türkünün acısına karışır gece

kesik kesik ağlar sokak lambaları

şehrin kalabalığında yiter gözlerin

puslu aynalar taşırsın göğsünde

cebinde kırık dökük umutlar

yırtılan perde özlenen yağmurdur

Erdoğan Aydoğan Arşivi