Işıktan atlar gelirdi evimize rahvan rahvan
Biz karanlığa rağmen dertleşirdik
Hüzünlenirdik toynakları altında atların
Ruhumuzun sağrısına sığınırdı gölgelerimiz
Geniş menekşe tarlasına uzanır gibi
Taraçalardan atların geldiği yeri izlerdik
Gözleri velfecri okuyan bir şair gibiydik
Kurnaz kurnaz şiir yazardık
Hani dünyanın kenarındaymışız gibi
Salıverirdik kendimizi şeytan dağlarından
Cennetteki yıldızların üstüne
Bir alıcın dalına takılırdı elbet bedenimiz
Sevincimiz faili meçhul sallanırdı kursağımızda
Cennete varmak kolay değildi bilirdik
Az mı müflis olduk
Bir gecede bütün umutlarımızı az mı yitirdik
Kenger sakızı gibi az mı ezildik, az mı çiğnendik
Ördüler bir bir acının örtüsünü üstümüze
Fakat ezildikçe daha sert, çiğnendikçe daha mukavim kesildik
Sonra zamanın kulağına eğildik
Hey gidi zaman hey dedik
Durdu
Kırmızı başlıklı uğur böcekleri
Yediverenlerin çekirdeğine kondu
Umutlar baş gösterdi
Gönüllerin yosunuyla aydınlığı buldu
Ruhumuza karanlık çökmeden
Kırmızının diyarındaki şair
Ve ışıktan atlar gelirdi evimize
Biz toynakları altında zafer türküsü söylerdik

