Senden başka yara mı var
İçimizde kanayıp duran
Başka leyla mı var
-Atıf Bedir-
gözlerin nisan armağanı
ellerin hatıralar denizinden bir başak
serin gölgelerde titreşir sözlerin
sabah düşünü emzirir gibi
nergis bakışlarına doğar gün
ısıtır vakitsiz zemherileri
ellerinde bilge terzilerin
biçtiği zarif kumaş
emzirirken unutulmuşluğunu gecenin
çoğalır terütaze özlemlerimiz bir bir
aynalarda göz göze
çerçevesiz resimlerin ardındaki sır
üşür zamansız kopan fırtınalarda
biliyorum hüzzam kalacak açılan her yara
tenhalarda fısıldanan acılar
gizlenir bakışlarında perde perde
hicran mevsiminde bülbül nihayetsiz
dem çeker bekleyişlerin sadağında
tutunup yağmurun eteklerine
döner döner erken inen gecelere bakar
geç gelen sabahlara
her sabah yeniden neşter vurulur kederlere
ipekli mendilin acısıdır göğsümüze çöken
yeşerir umut olur eşlik eder yeryüzünün şarkısına
sürgün yemiş senelerin eşiğinde
oynaşır gölgeler çocukluk nedir fark edilmez
ses verir zamanın sarkaçlarına
yürür dağlar üstüme üstüme
biliyorum kuyularda yunmaz kirlerim
birikir pişmanlıklarım eteklerimde
hasretim gerilir dokunduğu tele rüzgârın
ağıtlara karışır kırılır içimdeki aynalar
bir başına kalır sevda yanılgısı
isli lambaların otel odalarındaki sırrı
biterken paris’te son tango
narin ırmaklarda mona roza sessizliği
ay ışığına çözülür saçlarının ezgisi
duyulur kuyudan gelenin zindandaki duası
gözlerin nisan armağanı
ellerin hatıralar denizinden bir başak
serin gölgelerde titreşir sözlerin
sabah düşünü emzirir gibi
nergis bakışlarına doğar gün
ısıtır ısıtır vakitsiz zemherileri

