Maria Magdelena
TEMMUZ Sayı: 11 - Haziran 2017

İçimde ne varsa sendedir, sendedir gizli de aşikâr da

Güne karanlık elbiseler serildi

Maça kızıyla çözüldü iliklerim

Geçtim kederli kahkahalar arasından

Kadehlerin sırnaşık yüzünde teselli

Devrilen her başakta bahaneydim

Geceler kırlangıç geçidinde pusu

Damarlarımda gezinen koku arsız

Sahibi yok arzdaki hiçbir vesvesenin

Masaların senfonisinde gezinen ruhum

Yetim düşleri emzirir sürülerin çıngıraklarında

Tanrıların beklediği kurban benim

Bağrımda boy verdi lanet kovucu taşlar

Tüm küfürleri sakladım eteklerimde

Lekesiz bir el tutuştursun ateşimi

Ben, Mecdelli Meryem, Celile’nin vicdanı

Limon ağaçlarının kokusunu esirgeme

Neva kâr bir beste gibi dolaşsın içimde

Saçlarımda dağların kahırlı yalnızlığı

Gözyaşlarımın sunağı olsun

Onuru örselenmiş annenin yüreği

Ne fal okları çekildi benim için

Ne de suya bırakıldı kalemler

Kamçıladım arzuları intikam gibi

Metruk mabedin utancı

İzbe sokakların azalan gölgesiyim

Nasıralı İsa yasak şarkılarla çarmıhta

Islak saçlarını çözdü sisli perdeler

Celile’de kederli bir Zekeriyya ezgisinde

Gördüm ateşle karılmış gün ışığını

Habersiz ele veren gözlerinde

Ben, Mecdelli Meryem düş kesiği

Kırık sırçası güzellik uykularının

Terk edilmiş vahiy gibi yetim

Hahamların bitmeyen kara gecesi

Düşüyorum Allah’ım tut ellerimden

Erdoğan Aydoğan Arşivi