İgman Dağı
TEMMUZ Sayı: 13 - Ağustos 2017

Srebrenitsa anısına.

Ey tarifsiz acıların heybetli tanığı

Yeis yüklü bulutlar korkutan

Bilge yürekli neferler emziren ey!

Kanatlarından kan damlayan kuşları

Ve bir güvercin ürkekliğinde naif çocukları

Yıkık mabetlerden yankılanan ezanları ağırlayan

Tarihe soylu kavgalar bahşeden

Selami yüzlü mücahidler penâhı ey!

Mavi kanatlı kelebekler süzülür yamaçlarında

Yağmur, şehid kokulu çiçeğe düşer sende

Çiçek, ölümsüzlük diyarından canlanır

Boynu bükük leylaklarla dertleşir toprak

Bazen bir yetimin feryatları yankılanır

Toplu bedenler utanç olur, çığlık olur sinende

Taş yarılır ar damarı çatlar dünyanın

Sel olur, süzülür gözyaşı

Yürür öfkesiyle kurumuş vicdanlara

Gökten hilal koparma rüyasında

Ehl-i salib kara bir leke taşır alnında

Ve taşa kazınır, kanla yazılır ihanet

Bilge kral ülkesinde

Hanif rahipler beldesinde

Ölüm yüklü kâbuslara inat

Şehid kokularını kuşanırken şehir

İgman dağının eteklerinde başkaldırır gül devrimi

Yunus Çolakoğlu Arşivi