ABD'nin İran'a dolar ambargosu Irak üzerinden aşılabilir

ABD'nin İran'a dolar ambargosu Irak üzerinden aşılabilir

ABD'nin Irak üzerinden İran'a ulaşan dolar akışını sınırlama çabalarına rağmen eski BM uzmanı Kazuto Suzuki, Bağdat-Tahran arasındaki ticari ve finansal ağların dolar dışındaki kanallar sayesinde devam edeceğini savundu.

ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarla finansman kaynaklarını kesmeye çalıştığı bir dönemde Irak, Amerikan raporlarında Tahran'ın ekonomik açıdan nefes aldığı bir “akciğer” olarak öne çıkıyor.

The Media Line tarafından yayımlanan bir raporda, Irak ile İran arasındaki ekonomik ve finansal ilişkiler ele alınırken ticaret yolları, dolar hareketleri ve petrol akışı incelendi. Bu kanalların bir bölümünün İran'a yönelik ABD yaptırımlarını aşmak amacıyla kullanıldığı yönündeki suçlamalara da yer verildi.

Rapora göre Bağdat ile Tahran arasındaki yakın siyasi ve ticari ilişkilerin yanı sıra İran destekli silahlı grupların Irak ekonomisindeki etkisi, İran'a ABD makamlarının denetlemesinin zor olduğu ticaret yollarına, döviz piyasalarına ve ticari ağlara erişim imkânı sağlıyor.

İran'a dolar akışını kesme baskısı

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin İran yaptırımları komitesine bağlı eski uzmanlar ekibinde görev yapan uluslararası uzman Kazuto Suzuki, ABD'nin Irak'taki dolar hareketleri ve bankacılık sektörüne yönelik tedbirlerinin İran ekonomisini veya Bağdat-Tahran arasındaki finansal ilişkileri boğmayı başaramayacağını söyledi.

Suzuki, Kürtçe yayın yapan Shafaq News'e verdiği özel röportajda, ABD'nin yalnızca kendi para birimi olan dolar üzerinden gerçekleştirilen işlemleri takip etme ve cezalandırma yetkisine sahip olduğunu belirtti.

2013-2015 yılları arasında 2015'teki nükleer anlaşma öncesinde yürütülen kapsamlı BM soruşturmalarına katılan Suzuki, Irak ve İran'ın Batı denetiminden büyük ölçüde uzak alternatif ekonomik ve finansal kanallar geliştirdiğini ifade etti.

ABD'nin geleneksel bankacılık sistemi üzerinden gerçekleştirilen doğrudan dolar transferlerini engelleyebileceğini belirten Suzuki, Irak-İran arasındaki ticari ve finansal ilişkilerin yalnızca dolara dayanmadığını vurguladı. Suzuki, kripto varlıklar, altın ve geleneksel takas yöntemlerinin etkin şekilde kullanılan alternatifler arasında bulunduğunu söyledi.

Dolar dışı karmaşık ticaret ağları

Suzuki, Irak ile İran arasındaki ticari ilişkilerin ve ağların onlarca yıllık geçmişe sahip olduğunu belirterek iki ülkenin dolar dışındaki karmaşık ticari ve ekonomik değişim sistemlerini sürdürdüğünü söyledi.

Washington'ın bu ağları denetlemesinin veya durdurmasının mümkün olmadığını savunan Suzuki, iki ülke arasındaki geniş ve ABD'nin kontrol etme imkânından yoksun ortak sınıra da dikkat çekti.

Eski BM uzmanı, Irak'ı dış baskılara karşı “en zayıf halka” olarak nitelendirdi. ABD yönetiminin Irak'taki bankalara veya kuruluşlara yönelik yaptırım ve kısıtlamaları ne kadar artırırsa artırsın, kaçakçılık faaliyetleri ve gizli ağlar için açıkların ve aktif kanalların varlığını sürdüreceğini ifade etti.

Suzuki, Irak-İran arasındaki bu açıkları İran'ın Afganistan ve Pakistan sınırlarında yaşanan duruma benzetti. Washington'ın bu coğrafi geçiş noktalarını kontrol etme kapasitesinin bulunmadığını belirten Suzuki, bunun yaptırımları sahadaki gerçek etkinlikten yoksun, daha çok gösteri niteliğinde tedbirlere dönüştürdüğünü savundu.

Suzuki ayrıca ABD Başkanı Donald Trump'ın, ekonomik yaptırımları ağırlaştırmanın Tahran'ı teslim olmaya veya 2015'teki anlaşmadan daha iyi şartlarda bir anlaşmayı kabul etmeye zorlayacağını düşünerek “ciddi bir yanlış değerlendirme ve büyük hesap hataları” yaptığını söyledi.

Suzuki, yaptırım politikasının azami sınırına ulaştığını ve amaçlarını tükettiğini, buna rağmen İran ekonomisinde bir çöküş yaratamadığını belirtti. Trump yönetimi ile askeri ekibinin, askeri seçeneklerin ve diğer araçların tüketilmesinin ardından önlerinde müzakere masasına oturmaktan başka seçenek kalmadığını savundu.

Irak ABD kısıtlamalarını kabul etti

Wall Street Journal'ın aktardığına göre Irak hükümeti, geçtiğimiz temmuz ayının başında İran'a ve İran'la ittifak halindeki silahlı gruplara dolar ulaşmasını engellemeyi amaçlayan düzenlemeleri kabul etti. Bunun karşılığında Trump yönetimi, dört ay süren askıya alma döneminin ardından Irak'a nakit para sevkiyatını yeniden başlatmayı kabul etti.

Şubat ayının sonlarında ise Iraklı ve Amerikalı kaynaklar, ABD Hazine Bakanlığı'nın Irak'a banknot sevkiyatını durdurduğunu bildirmişti. Bu karar, İran'la savaşın başlamasıyla aynı döneme denk gelirken Irak Başbakanı Ali el-Abbadi hükümetini ihtiyaç duyduğu nakit likiditeden mahrum bıraktı.

ABD'nin kararı, savaş nedeniyle Irak'ın petrol ihracatının ciddi biçimde gerilediği bir dönemde alındı. Bu durum Bağdat üzerinde Tahran'la ilişkilerini azaltması yönündeki baskıyı artırdı. ABD'li yetkililere göre İran, yaptırımları ihlal ederek dolar elde etmek için Irak'ı başlıca kaynaklardan biri olarak kullanıyordu.

İran'la iş yapan ülkeleri hedef alan yaptırımlar

Washington son haftalarda Tahran üzerindeki ekonomik baskıyı artırdı. Amaç, gelecekte gerçekleşmesi muhtemel müzakerelerde İran'dan taviz koparmak. Ancak haber metnine göre altı aylık çatışma süreci şimdiye kadar bu tavizlerin alınmasını sağlayamadı.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, perşembe günü yaptığı açıklamada Trump yönetiminin İran yönetimine baskı uygulamak için farklı araçlara sahip olduğunu söyledi. Vance, seçenekler arasında ekonomik, askeri, diplomatik ve gizli baskının bulunduğunu belirtti.

Washington ayrıca İran'la ticaret yapan ülkelere uygulanan ikincil yaptırımların kapsamını genişletti. ABD yönetimi, petrol satışının gerçekleştirilmesi ve temel mal ve hammadde ithalatının finanse edilmesi için gerekli dolar işlemlerini engellemeyi hedefliyor.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise 29 Ağustos'ta devlet televizyonuna verdiği röportajda ülkesinin ihracat ve ithalatının yüzde 25 ila 35 arasında gerilediğini, ithalattaki düşüşün ise daha yüksek olduğunu söyledi.

HABERE YORUM KAT
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir