Nereye?*
TEMMUZ Sayı: 28 - Ocak 2019

Aylar öncesinden verilen bir kararla biletler alındı ve planlar başladı. Yolculuk vakti yaklaştıkça yapılması gerekenler listesi kabarır. Bir şey yapıldı diye işaretlenirken beş şeyin listeye eklenmesi gerekir. Ayrılık vaktine yakın yapılacak daha detay şeyler gelir akla. “Tamam, Ne olur ne olmaz diye her şeyi sıkıca paketlemeliyim. Ve evet, yol için biraz atıştırmalık almalıyım. Bunlarla birlikte ziyaret edeceklerim için hediyeler ayarlamalıyım.” Bu liste böyle uzayıp gider…

Ama bir seyahati planlamak yalnızca yolculuğu planlamak değildir. Arkanda bıraktığın ne varsa onları en iyi nasıl düzenleyeceğin de ayrıca hayati bir meseledir. Son saatler içerisinde artan stres ve telaş içinde bir şeyleri unutmamaya çalışmak… “Tamam, buzdolabının boş olduğundan emin ol ki böylelikle evde kimse yokken bir şeyler bozulmasın. Elbette, ayrılmadan önce bütün çöpleri atmam gerektiğini hatırlamak zorundayım. Ve diğer şey neydi? Evet! Çiçekleri sulaması için komşuya anahtar bırakmalıyım.’’

Yolculuk vakti çok öncesinden bilinse bile gitme vakti geldiğinde, her zaman yapılacak daha çok şey var gibi görünür. “Bunları da yapsaydım çok iyi olurdu ya da ilk olarak şu planı gerçekleştirseydim ya da öncelikle yaşlı komşuları ziyaret edip güzel bir seyahat için dualarını alsaydım.’’ Doğal olarak uzun olan sürüp gidecek daha fazla hazırlık yapmak gerekecek. Nihayetinde dakikalar, saatler ve günler fark etmeden hızlıca akıp gider ve yapılması gerekenleri gerçekleştirmekten başka zaman kalmaz. Gecenin geç saatlerine kadar çalışarak paketlemeler ve düzenlemeler sona ermeli yoksa daha fazla devam edemezsin ve bitkin bir halde geriye kalan ne varsa olduğu gibi bırakmayı kabul etmek zorunda kalırsın.

Belki de hazırlandığımız yolculuk bu sefer seher vaktinden önce başlar. Oldukça şişkin bir valiz kapının yanında beklerken, elbiselerini giyinip, bir şeyler atıştırıp kendini bir taksiye atarsın. Sürücü “nereye?” diye sorduğu esnada, siz alışkın olduklarınızın rahatlığını arkanızda bırakarak giderek uzaklaşırsınız; ve bunu plan ve hazırlıklarınızın yeterli olup olmadığını düşünmeden hemen yaparsınız. Eğer her şey yolundaysa sonunda arzuladığınız varış noktasına geldiğinizde yorgun olsanız bile keyif duyarsınız, eğer her şey yolunda değilse talihsiz bir durum içinde olursunuz!

Ne yazık ki, her gün son yolculuğumuz için hazırlık yaptığımızı unuturuz. Hepimiz ölümle başlayan ebedi hayatın yolcularıyız. Doğduğumuz andan itibaren başlar hazırlıklarımız. Bizleri ailelerimiz yetiştirse de, çevremiz etkilemiş olsa da seçim yapmak bizim elimizde. Bizi yaratana mı hizmet etmeyi seçeceğiz yoksa kendi nefsimize mi? Heybemizi Allah’ı razı etmek için salih amellerle mi dolduracağız yoksa boş arzularımızla mı? Sırat-ı müstakimi takip ederek kalbimizi temiz tutmak için çabalayacak mıyız yoksa günahlarla kirletip kalbimizin kararmasına izin mi vereceğiz?

Varış noktalarının en hayırlısından hafif bir sapma bile bizi hızlı bir şekilde çok uzaklara götürebilir. Hz. Muhammed (sav)’in öğrettiği gibi hakikatin rehberleri Kur’an ve onun sünnetidir. Eğer salaha kavuşmamız için hazırlanmış olan yol haritasındaki bilgilerin takibinde ve uygulamasında sadık olursak, Rabbimizle yüzleşmek için yeterli hazırlığı yaptığımıza dair bir umut taşıyabiliriz. Hiçbir gün umursamazsak ve çabalamazsak, son vakitler gelip çattığında bizi gaflet içinde yakalar. Ölüm meleği bizi sıkıca tutacak ve sonumuz biz ne hak ettiysek o şekilde olacak.

Bir anlığına hayal et hava alanında, güvenlik görevlisinin valizindeki bütün parçaları tek tek yüzlerce bakışın önünde incelediğini… Bu durum bizi terletir, yüzümüzü kızartır ve kalp atışlarımızı hızlandırır. Şimdi tezekkür et bütün hayatımız boyunca her bir şeyimizin her bir fiilimizin kayıtlı tutulduğu kitabımızın sayfaları yargılama gününde açıldığında nasıl hissedeceğiz? Eğer şimdimizi dikkate alır o gün için hazırlanırsak, Rahman ve Rahim olan din gününün maliki ebedi hayatımız için kerim hükümler verebilir. Şimdimizin gerçekliği üzerine tefekkür etmezsek ve hayatımızı hakikate göre düzenlemezsek o gün hiçbir şey umamayacağımız gibi amellerimizden sorumlu tutulacağız. İşte böyle davrananlar sonsuza dek süren azap için aşağılanmayı hak edeceklerdir.

Ekber olan ve her şeyi bilen Allah bize Kur’an’da şöyle söyler: “O gün insana, yapıp önden gönderdiği ve yapmayıp geri bıraktığı şeyler haber verilir.’’ (75:13).

Hala bir şeyleri değiştirebilecekken, hala tövbe edip mücadele edebilecekken hadi, her birimiz kendimize şu mühim soruyu soralım “Ne biriktirdik?”

* - Yazarın Temmuz Kitap’tan çıkan Reflections on the Journey isimli kitabından bir bölüm.

Tercüme: Aylin Kübra Orhan

Najla Tammy Kepler Arşivi
28 Sayı: 28 - Ocak 2019 Sayıya git

Bu Sayıya Ait Makaleler